Linkedin Erişimi Yasaklı “Türkiye’nin En Şirketleri”

Madalyonun iki yüzü; bir yanda göklere uzanan plazaların başarılı heybetleri, aynı anda heybet gölgelerinden asla güneşi göremeyen çalışanları. Türkiye’nin çeşitli konularda “en”leri olan şirketlerde linkedin erişimi neden engelli ?


Linkedin’e 2011 yılında katıldım. O zamanlar bile bugün olduğu kadar olmasa da, iş hayatı ile ilgili işlevsel bir alandı. Her bir şirketin ardındaki isimleri görebilecek olma fikri kulağıma muhteşem geliyordu. Geçtiğimiz 8 yılda her sosyal ağ gibi Linkedin de dönüştü. Türkiye iş dünyası ile ilgili fikirlerin beyan edildiği, yorumların birbirini kovaladığı ve insanların bilgilendiği bir ekosistem haline geldi ( Bloğumda linkedin ile ilgili yazılar okumak için) . Ama bu 8 yılda başka değişimler de oldu. İsmini duyunca şaşıracağınız çok fazla şirket ağlarından hatta cihazlarından Linkedin erişimini engelledi.

Kurumlar linkedin erişimini engellemeye meyilli
Kimi kurumlar tüm sosyal ağları erişime engellerken, kimi kurumlar ise özellikle Linkedin ve Youtube erişimlerini engellemeyi tercih ediyor.

Şirketler Linkedin Erişimini Neden Engelliyor ?

Katıldığım etkinlik ve toplantılarda bir yıldır üzerinde durduğum ve araştırdığım bir soru. Cevabın ise  4 ana başlıkta toplandığını görebiliyoruz.

1. Çalışanlar hep çalışsın

Verimli çalışmanın hep tartışıldığı ülkemizde, mesai kavramı hala bir çok yerde yanlış tanımlanıyor. Bu yanlış tanımlamanın içine bir de sosyal medya kavramı dahil edildi. Buna göre çalışan çalışma saatlerinde facebook twitter linkedin instagram youtube gibi sosyal ağlarda vakit geçiremez. Sanki 2020 yılına girmek üzere olduğumuz bir dönemde bu mümkünmüş gibi.
(Laf aramızda trendyol’un yasaklı olduğu şirketler de var 🙂 )

2. Çalışanları başka şirketlere kaptırmayalım

Bu benim favorim, şirket kendisiyle ilgili olumsuzlukların tamamını biliyor. Dışarıda daha iyi imkanlar olduğunu biliyor. Hatta Linkedin’in kariyer açısından ne kadar başarılı bir pozisyonda olduğunu da kabul ediyor. Bu kadar paslaşmadan sonra topu taca çıkarıyor ve şöyle düşünüyor; “Ne olur ne olmaz biz yasaklayalım da sonra gidenin yerine Operasyon Müdürü aramayalım”.

3. Çalışanlar uyanmasın

Linkedin’de iş hayatı ile ilgili artık her sohbet dönebiliyor. Kurumların çalışanlarına sunduğu içecek imkanlarına kadar öğrenmek mümkün olunca, mevcut durum ile başka şirketlerin imkanları kıyaslansın istemiyor. Bu tereddütlerin sonucunda ise erişim engelleniyor.

4. Çok gizlilik

Mantıklı gibi görünen ama en saçma madde diyebilirim. Kimi şirketler güvenliği sebep gösteriyor ve projelerinden tutun kampüsleri fabrikaları ile ilgili bilgilerin, muhasebesel bilgilerin, yeni anlaşmalar gibi envai çeşit bilginin dolaşıma girmesini istememesi nedeniyle bu yasağı legalleştiriyor.


Çalıştığın şirketin influencer’ı olmak

Bu maddeleri okurken herkesin aklına 45 kişinin çalıştığı kobiler geliyor olabilir, ancak bunu yapan şirketlerin çoğunun çalışan sayısı 500’den fazla hatta bazıları Türkiye’nin çeşitli konularda “en” şirketleri. Biz ülke olarak teknoloji konusunda sanılanın aksine trendleri takip eden, hatta hızlı uyum gösteren biz yapıyız. Ancak ne hikmetse söz konusu yönetim idare olunca inanılmaz muhafazakarlaşıyoruz.
Ve sanıyorum ne yaparsak yapalım  2030’lu yıllara kadar bu zihniyette değişim olmayacak gibi görünüyor.

Son olarak çalışanlarını Linkedin başta olmak üzere, aktif sosyal medya kullanımına teşvik eden şirketlerin neden daha başarılı olacağını haftaya yine Linkedin’de anlatacağım.

Her bir çalışan, çalıştığı şirketin bir influencer ı olabilir. Buraya kadar geldiysen fikirlerini paylaşmaktan çekinme, teşekkürler.

Sharing is caring!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön